📝 Köşe Yazıları
Bağımsız ve sansürsüz köşe yazıları
Suna KAYIKCI
İyi Niyetin Görünmez Talanı: Yakınlarımız Bizi Nasıl Tüketiyor?
İçimizdeki Merhameti Vuran Görünmez Hırsızlar: İyi Niyetin İstismarı"Birine yumuşak karnınızı göstermek zayıflık değil, 'sana güveniyorum' demektir. Ancak merhametin ödülünün suistimal olduğu bu düzende; fedakarlıklarınız başkalarının konfor alanı, şefkatiniz ise en yakınlarınızın sermayesi haline gelebilir."
Suna KAYIKCI
Kölelikten İnsanlığa: Hür Bir Nefes, Eşit Bir Ses
Osmanlı’nın saray kul sisteminden ve konaklarındaki kölelik yapısından, zenginle yoksulu kanun önünde eşitleyen Cumhuriyet’in laik ve aydınlık meydanlarına uzanan insan onuru mücadelesi.
Suna KAYIKCI
30 Ağustos: Küllerinden Doğan Bir Ulusun Hikayesi
"İşgal altındaki bir ülkenin, Mustafa Kemal Atatürk’ün sarsılmaz inancı ve askeri dehasıyla küllerinden yeniden doğduğu günün adıdır 30 Ağustos."
Fahri İNAL
Bir ulusun yeniden doğuşu
Suna KAYIKCI
İradenin Bittiği Yerde Başlayan Engel
"Onun sahte vitrinini izleyip acı çekmektense, korkak reflekslerini manipüle edip sahneden asaletle çekilmek... Çünkü bazen engel, bir yenilgi değil; mutlak bir koruma sanatıdır."
Suna KAYIKCI
Bir İnsan Kaç Sayfada Tanınır?
Dış kapaklarına hayran olup vitrinlerde tükettiğimiz hayatlar... Oysa bir insanı tanımak satırlarda kaybolmayı, anlamak ise sustuğu yerleri dinlemeyi gerektirir."
Suna KAYIKCI
Kaderin Kusursuz Pusulası: Sürprizler
Arkamızdan çevrilen gizli oyunların ortasında, kalbimizi aniden sarsacak o aşk mucizesini kim tahmin edebilirdi? Hayatın en büyük entrikalarla bile bozulamayan o kusursuz pusulasıyla tanışın.
Suna KAYIKCI
Cellat ile Kurbanın Ölümcül Dansı
Biri sömürmek için can atar, diğeri ise sömürülerek değer görmek ister. Kendini hiçe sayarak başkalarının kapısında harcanan bir ömürden geriye sadece güvensizlik kalır. Ancak hayat, yıktığı yerden insanı yeniden filizlendirmeyi de bilir."
Suna KAYIKCI
Kalbin Seçimi mi, Egonun Oyunu mu?
"Kendimizi kandırmayı bırakalım: Geri döndüğünüz o güvenli liman asıl tercihiniz değil, egonuzun oyununda sığındığınız son çaresizliğinizdir."
Suna KAYIKCI
Görünüşte İkna, Özünde Hüsran: Sütü Bozuklar Çağı ve Siyasetin Kaygan Zemini
Süt bir kere ekşimeye görsün, hangi süslü kaba koyarsan koy kokusunu gizleyemezsin. Menfaati için dostunu satan sahte yüzlerle, koltuk uğruna ilke satan omurgasızların sütü aynı kazanda bozulmuştur; mayası kirli olanın ne dosta vefası olur ne de memlekete faydası!"
Suna KAYIKCI
Sıradan Bir Kalabalıkta Dünyalara Bedel Olmak
Gerçek sevginin paraya pula ihtiyacı yoktur; bazen küçük bir bahçe, bir kedi, bir köpek ve sizi canından çok seven bir kalp tüm dünyaya bedeldir.
Suna KAYIKCI
Çelikten mi Yaptık Kalbimizi?
Herkesin narin bir cam gibi el üstünde tutulduğu bir dünyada, güçlü insanların payına hep görünmez olmak düşüyor. Sahi; onların hiç kırılmaz, hiç acımaz mı sanılıyor?"
Suna KAYIKCI
Sessizliğin Asaleti ve Gitme Sanatı
"Bir insanı kendi karanlığından uzak tutmaya çalışmak bir fedakarlık değil, onu değersiz görüp kapıyı yüzüne kapatmaktır. Tüm anahtarları denedikten sonra, bazen gitmekten başka hiçbir yol kalmaz. İşte kelimelerin bittiği yerde başlayan o asil geri çekilişin hikayesi..."
Suna KAYIKCI
Geleceği Şikayetle Değil, Umutla İnşa Etmek
Şikayet etmenin konforlu çaresizliğinden sıyrılıp kaos yerine çözüm üretmeliyiz; dünün enkazına takılmayı bırakıp bugün hep birlikte yeniden başlama zamanı.
Suna KAYIKCI
Gazeteciliğin "Gölge" Savaşçıları ve Pasta Kavgaları
Suna KAYIKCI
Sadakatin İflası
"Sadakat sadece hak edene sunulan bir lütuftur. Kendinize olan saygınız, saf duygunuzu oyalama taktiği olarak kullanan bencil bir ruhun vicdan rahatlığından çok daha kutsaldır."
Suna KAYIKCI
Duayı Kesmek
Duayı kesmek, bir insanı kalpten tamamen azad etmenin, onun için iyi dileklerde bulunmaktan vazgeçmenin ve tam bir nötrleşme halini seçmenin en kesin yoludur.
Suna KAYIKCI
Sadakat mi İhanet mi?
Suna KAYIKCI
Savaşın Kanlı Denklemi: Baştakilerin Zaferi, Toplumun Yok Oluşu
Manşetlerin Ardındaki Gerçek: Koltukların Gölgesinde Yok Olan Hayatlar ve Sahte Cennetler .Oysaki, ateşin düstüğü her yer Cehennem..
Fahri İNAL