Suna KAYIKCI
Suna KAYIKCI

Köşe Yazarı

Bir İnsan Kaç Sayfada Tanınır?

3 dk okuma

Dış kapaklarına hayran olup vitrinlerde tükettiğimiz hayatlar... Oysa bir insanı tanımak satırlarda kaybolmayı, anlamak ise sustuğu yerleri dinlemeyi gerektirir."

Bir İnsan Kaç Sayfada Tanınır?

Günümüz dünyasında her şey vitrinlerden ibaret.

 Hızlıca kaydırdığımız ekranlar, anlık fotoğraflar ve sadece birkaç saniyede verdiğimiz hükümler...

 Hayatı bir kitabın sadece dış kapağına bakarak tüketiyoruz.

 Ne gariptir ki insanlar çoğu zaman birbirlerinin kapağına âşık oluyor, içindeki satırları okumaya hiç cesaret edemiyor.

 Oysa bir insanı sevmek, sadece onun görünen yüzüne hayran olmak değil; o kitabın sayfalarını tek tek çevirmeye gönüllü olmaktır.

Bir insanı anlamak; yüzüne bakmakla değil, sustuğu yerleri dinlemekle, gözlerinden dökülemeyen kelimeleri hissetmekle mümkündür.

 İletişimin bu kadar arttığı ama gerçek bağların bu kadar zayıfladığı bir çağda, en büyük eksiğimiz "göz ucuyla bakmak" ama asla "görmemek". Karşımızdakinin ne söylediğinden ziyade, neyi söyleyemediğini anlamaya çalışmıyoruz.

 Kelimelerin arkasına saklanan o derin sessizlikleri dinlemeyi unuttuk.Tabii ki her insanın keşif süreci aynı değil. Bazı insanlar ilk sayfasını kolayca açar. Kendini anlatır, acısını da sevincini de saklamaz. Onları okumak rahattır, kalpleri avuçlarındadır.

 Bazıları ise yıllarca kilitli kalmış eski bir sandık gibidir.

 Geçmişin kırgınlıkları, hayal kırıklıkları onları kalın bir zırh giymeye zorlamıştır. İşte asıl mesele o zırhın ardındakini görebilmektedir.O sandığı açmak, sayfalarına ulaşabilmek için güven, sabır ve merhamet gerekir.

 Çünkü hayat, o satırların arasına gözyaşıyla yazılmış cümleler bırakmıştır.

 Kimse durduk yere kilit vurmaz kalbine; her kilidin arkasında yaşanmış zorlu bir kış, sızlayan bir yara vardır.

 Şefkatle yaklaşmadan, sabırla beklemeden o kilitler kırılmaz.Gelin, bugün bir değişiklik yapalım.

 Çevremizdeki insanlara sadece "kapak" muamelesi yapmaktan vazgeçelim.

 Birbirimizin sadece neşesine değil, sessizliğine de talip olalım.

 Unutmayalım ki en güzel hikayeler, okunması en zor olan satırların arasında gizlidir.

Bu yazıyı paylaş:

Yorumlar (0)

Yorum yapabilmek için giriş yapın.

Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.