Almanya, kamu kurumlarında yaşanan yoğunluk ve personel yetersizliği nedeniyle iltica, vize ve oturum süreçlerinde radikal bir reforma gidiyor. Federal hükümet, başvuruların çok daha hızlı ve standart bir şekilde işleme alınabilmesini sağlamak amacıyla yapay zeka tabanlı sistemlerin devreye sokulmasını öngören yasa tasarısını onayladı.Veri güvenliği ve yasal çerçeve belirlendi
Deutsche Welle'nin aktardığı bilgilere göre, kabul edilen "Yapay Zeka Göç Yönetimi Yasası" ile mülteci ve göç idaresinde yapay zeka destekli analiz ve değerlendirme araçlarının geliştirilmesi amaçlanıyor. Almanya İçişleri Bakanlığı, yeni tasarının temel gayesinin bu ileri teknolojilerin hukuka uygun, veri koruma standartlarına tam bağlı ve güvenli bir şekilde kullanılmasını sağlamak olduğunu kaydetti.
Yeni düzenleme uyarınca Federal Göç ve Mülteciler Dairesi (BAMF), yerel yabancılar daireleri ve Dışişleri Bakanlığı, başvuru sahiplerinden toplanan verileri yapay zeka algoritmalarını eğitmek ve test etmek amacıyla kullanabilecek. Ayrıca karar alma süreçlerinde yeknesaklık sağlamak adına geçmişte tamamlanmış dosyalar da taranarak analiz edilecek.
İnternet verileri karşılaştırılacak, nihai kararı memur verecek
Tasarıyla birlikte, başvurularda şüpheli ya da çelişkili bir bilgi tespit edilmesi durumunda kamuya açık internet verilerinin otomatik yöntemlerle karşılaştırılmasına olanak tanınıyor. Ancak yetkililer, tüm bu algoritmik süreçlerin yalnızca birer "yardımcı araç" olarak işlev göreceğini, nihai kararın ise tamamen insan faktörüyle, yani sorumlu memurlar tarafından verileceğini önemle vurguluyor.
Sivil toplum kuruluşları ve kurumlar tepkili
Söz konusu tasarı modernleşme adımı olarak görülüp desteklense de, beraberinde getirdiği riskler nedeniyle Almanya'daki birçok sivil toplum kuruluşu ve yardım örgütünden tepki topladı.
Ayrımcılık ve hata riski: Mültecilere yardım kuruluşu Pro Asyl ile sosyal yardım kurumu Arbeiterwohlfahrt (AWO), yapay zekanın önyargılı veya hatalı sonuçlar üretebileceğini, halihazırda aşırı iş yükü altındaki memurların da bu otomatik önerileri denetlemeden onaylayabileceğini beyan etti.
Yanlış veri tehlikesi: Kiliseye bağlı Caritas kurumu, kamuya açık internet ortamındaki verilerin her zaman doğru olmayabileceğine, yanıltıcı içeriklerin mağduriyet yaratabileceğine işaret etti.
Maliyet ve altyapı eksikliği: Yerel yönetim temsilcileri, yabancılar idarelerinin bu teknolojiye uyum sağlaması için yapılması gereken ek altyapı ve personel eğitimi maliyetlerinin hesaba katılmadığını belirtti.
Deneysel sistem eleştirisi: En sert eleştiri ise hak savunucusu AlgorithmWatch grubundan geldi. Kuruluş, bu tasarının göçmenleri adeta deneysel sistemlerin test alanına çevireceğini ve yasanın ayrımcılığı engelleyecek denetim mekanizmalarından yoksun olduğunu ileri sürdü.
Federal Hükümetin yeşil ışık yaktığı yasa tasarısının, sonbahar aylarında Federal Meclis ve Eyalet Temsilciler Meclisi'nde görüşülerek onaylanmasının ardından resmiyet kazanması bekleniyor.