İmaj Haber: Güncel ve Son Dakika Haberleri

Gündem

Dervişoğlu’ndan Erdoğan’ın seçim sözlerine tepki: “Seçimi bir tehlike görüyor

İYİ Parti lideri Müsavat Dervişoğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Yaklaşan seçimleri başarıyla atlatacağımıza inanıyorum” sözlerini “Seçimi bir tehlike görüyor” diyerek değerlendirdi. Erdoğan ile Mansur Yavaş arasındaki görüşmede “yadırganacak bir taraf” olmadığını söyleyen Dervişoğlu, Yavaş’ın olası cumhurbaşkanı adaylığı konusunda şimdiden tutum açıklamayacağını belirtti.

Suna KAYIKCI • 11 Eylül 2026, 15:48 • 8 dk okuma

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Sözcü TV’de katıldığı programda gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

 

Dervişoğlu; seçim ve erken seçim tartışmaları, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş arasındaki görüşme, muhalefetin olası cumhurbaşkanı adayları, belediyeler ve devam eden bazı soruşturmaların yanı sıra “Terörsüz Türkiye” sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Erdoğan, Rize'de vatandaşlara seslendi: Yaklaşan seçimleri başarıyla atlatacağız

Erdoğan, Rize'de vatandaşlara seslendi: Yaklaşan seçimleri başarıyla atlatacağız

 

ERDOĞAN-YAVAŞ GÖRÜŞMESİ: “YADIRGANACAK BİR TARAFI YOK”

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la bir araya gelmesi ardından başlayan tartışmalar sorulan Dervişoğlu, şunları kaydetti:

 

"Ben öncelikle bu fotoğrafları yorumlamaya muhtaç hâle getiren siyasi ortamdan şikâyetçiyim. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı’nın Sayın Cumhurbaşkanı’yla görüşmesi, konuşması, bazı meselelerle ilgili fikir alışverişinde bulunmasının yadırganacak bir tarafı yoktur. Ancak muhalefet ile iktidar arasında diyalog kopuk olunca bu görüşmelerin arkasından farklı anlamlar aranacağı hâle geliyor. Aslında burada sorumluluk alması gereken muhalefet kadar iktidardır da. Dolayısıyla Tayyip Erdoğan’ın bir siyasi partinin genel başkanıyla, bir büyükşehir belediye başkanıyla yapmış olduğu konuşmanın ya da görüşmenin; Türkiye’de spekülasyon konusu olmaması gerekiyor. Asıl düzeltilmesi, üzerinde konuşulması ve tartışılması gereken konu budur. Tayyip Erdoğan’la mazisi kendisine kefil Mansur Yavaş'ın, özel bir görüşme esnasında neleri konuşup tartıştıkları eğer toplumun merakını mucip oluyorsa, soru işaretlerini ortaya çıkaran olumsuzlukların ortadan kaldırılması durumu söz konusu olmalı."

 

“BU YETKİLER ATATÜRK’E BİLE VERİLMEYECEK YETKİLERDİR”

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne ilişkin geçmiş dönemde yaptığı eleştiriler hatırlatılan Dervişoğlu, şöyle devam etti:

 

"Bu sistem istikrarı sağlayacak diye getirildi. Hatırlarsanız çok partili demokratik hayat ve parlamenter sistem yürürlükteyken koalisyonlar seçimlerden sonra kuruluyordu. Şimdi koalisyonlar ve ittifaklar, Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi'nin yüzde 50 artı 1 arayışı yüzünden maalesef seçimlerden önce kuruluyor. Birbiriyle hiç yan yana gelemeyecek siyasi partileri iktidar karşıtlığı münasebetiyle de aynı safta barındırıyor. Şimdi yüzde 49,5'i 50'ye tamamlamak için gerekli olan 0.5'lik oy, bu sistemde 0.5 eşittir 100'e tekabül ediyor. Dolayısıyla bunun getireceği tehlikeleri önceden görmek için kahin olmak gerekmiyor. Ayrıca bunun yanında siyasetin taşıyıcı kolonları görevini üstlenen merkez düşünceli siyasi partileri de marjinal alanlara çekmek gibi bir tehlikeyi beraberinde getiriyor. Ben bugün bunu yaşıyorum mesela. ‘Bir alanın müttefiklerini bir araya toplayın’ iddiası bana karşı siyasi bir argüman olarak kullanılıyor. Oysa ben toplumun bütün kesimlerinin kucaklanması gerektiğine inanan bir siyasiyim. Sistem bizi buraya getiriyor. Cumhur İttifakı deyince onun bileşeni partileri birbirinden ayırabiliyor musunuz? Ayıramıyorsunuz. Diğer tarafta da bu sistemle mücadele edenle, birbirinden çok farklı düşüncelere sahip olmalarına rağmen özdeşmiş gibi gösterebiliyor. Bugün müttefik oldukları parti üzerinden bugün muhalefeti ‘yakınlaşıyorlar’ iddiası ile itham edenler bugün onlarla beraber. ‘Elektrik saatlerini PKK’lılar okuyacak’ diyorlardı. Toplumsal fay hatlarını harekete geçirebilecek malzemelerden yararlanıyorlardı."

tutukluyor, dört tanesini devşiriyorsunuz. Milletin size vermediği bir makamı almakla yetinmeyip gösteri yapıyorsunuz. Sonra da milli irade diye bağırıyorsunuz. Kim inanır size" diye sordu.

 

ERDOĞAN’IN SEÇİM SÖZLERİNE: “SEÇİMİ BİR TEHLİKE GÖRÜYOR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Rize’deki “Yaklaşan seçimleri başarıyla atlatacağımıza olan inancımı yineliyorum" şeklindeki açıklaması sorulan Dervişoğlu, şunları söyledi:

Seçimi bir tehlike görüyor. Seçim her siyasetçi açısından risklidir. Çünkü beklediğiniz vatandaşın oyu ve kararıdır. Dolayısıyla herkes açısından, her siyasi parti açısından, her yönetici açısından kendi içinde bir risk barındır. Ama mahsurlu olan; o riski ortadan kaldırabilmek adına hukuk dışı yollara tevessül etmek, demokrasinin gelenekleri ve teamülleriyle yan yana gelmeyecek adımları atmak ve planlamaktır. Bu hükümetin eleştirdiğim yanlışlarından biri de odur. 6 defa gidecekseniz 7’nci defa gelirim diyenlerin rejimidir demokrasi; ‘Geldiğim yerde kalırım, gidersem de dönemem’ diyenlerin değil. Bu endişe Sayın Cumhurbaşkanı'nı çepeçevre sarmış durumda. Ayrıca sadece Sayın Cumhurbaşkanı da değil. Kendisinin etrafında kümelenmiş bir grup Sayın Cumhurbaşkanı'na kalkan oluyorlarmış edasıyla hareket ediyor. Oysa onların korudukları Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve ailesi değil, onların korudukları kendileridir"

ERKEN SEÇİM TARTIŞMALARINA TEPKİ

Erken seçim tartışmalarına değinen Dervişoğlu, “Siz normal seçimin tarihine bir ay kala seçim yaparsanız, bu durum anayasanın arkasına dolanmak anlamına gelir. Seçime bir ay kala yapılan seçim, erken seçim sayılamaz. Hukuki olur, kanuni olur ama meşru olamaz. Sayın Cumhurbaşkanı’nı da, anayasanın arkasına dolanmış bir siyasi parti genel başkanı konumuna taşır. Bu sıfat da onu Cumhurbaşkanlığı’nda ziyadesiyle uzaklaştırır. Bu ülkeyi yöntenler açısından Türkiye'nin demokrasi yolunda doğru bir adım atması hesaplanıyorsa; bunun formülü anayasanın arkasından dolanmak, siyasi manipülasyonlar yapmak, siyasi partilerin içine el atmak, siyasi partilerin içinden adam devşirerek arzulanan meclis aritmetiğini elde etmek değildir. Burada yapılması gereken şey demokrasinin geleneklerini hukuk ve adalet çerçevesinde ele alarak Türkiye'nin kurtuluşunu temin etmektir” ifadesini kullandı.

 

MELİH GÖKÇEK SORUŞTURMASI: “ARASINDA FARK YOKTUR”

Eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek’in de ifade verdiği soruşturmaya ilişkin bir soru üzerine Dervişoğlu, “Öncelikle şunu bilmemiz gerekiyor. Bu iktidar 25 yıldır iş başında. 25 yıldır iş başında olan bir iktidarın kendi hatalarını düzelterek toplumdan takdir beklemesi benim tarafımdan kabul edilebilir bir şey değil. Gökçek, 9 yıl önce görevinden alınmıştır ve biz onun ne sebeple görevinden alındığını hala bilmiyoruz. Ayrıca Gökçek hakkında, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı olduğu dönemde yapmış olduğu yolsuzluklar ve usulsüzlüklerle ilgili 94 ya da 96 suç duyurusunda bulunulmuştur. Kamuoyu bu zamana kadar bunlarla ilgili ne tür işlemler yapıldığı konusunda da fikir sahibi değildir. Bu yargılamaları maalesef bir iletişim kampanyası gibi yönetiyorlar. Bu da adalet duygusunun zedelenmesine ve aşınmasına gerekçe teşkil ediyor. Gökçek hakkında yapılan bu tahkikat oğlu ve gelini ile ilgili. Gökçek'in aleyhindeki iddialarla ilgili adalet huzuruna çıkarıldığına henüz şahitlik etmiş değiliz" diye konuştu

daha tehlikeli 9 bin insan eğer bu yasal düzenleme gerçek anlamıyla yaşama geçirilirse hayatımıza girecek. Ayrıca kimse bu zamana kadar bu narko-terör örgütünün mali kaynaklarının nasıl tasviye edileceğine dair bir değerlendirme yapmadı. Dolayısıyla bu örgütün finansman yapısının tasviye edilmesi için başka devletlerle de iş birliği gerekiyor. Mesela yine kimse konuşmuyor. Öcalan'a yeni bir ev yapıldığından bahsediliyor. Resmi bir açıklama var mı? Yapılmadı diyen var mı? Hatta Türkiye tarafından aranan birtakım insanlarla orada görüştüğü söyleniyor. Bu kabil süreçler ya çok kapalı ya da çok şeffaf yönetilir. Yarı kapalı yönetirseniz, açıklık ve kapalılık mekanizmasının siyasete yansımaları üzerinden hesabınız vardır hissiyatı oluşur."